İnsan bazen yaşadığı hayatla değil, içinde taşıdığı hayallerle ayakta kalır. Çünkü gerçeklik çoğu zaman sınırlar çizer; hayaller ise sınır tanımaz. Onlar, henüz gerçekleşmemiş ama kalbin çoktan inanmış olduğu ihtimallerdir.
Hayal kurmak, kaçmak değildir. Aksine, insanın kendine verdiği en dürüst sözdür. Çünkü bir insan neyi hayal ediyorsa, aslında kim olmak istediğini de itiraf ediyordur. Kimisi küçük bir huzuru düşler, kimisi büyük bir değişimi… Ama her hayal, sahibinin iç dünyasında sessizce büyüyen bir umut taşır.
Hayaller çoğu zaman görünmezdir. Başkaları yalnızca bugünü görür; oysa insan yarınını içinde taşır. Bu yüzden hayal kuran insanlar bazen anlaşılmaz. Çünkü onlar, henüz gerçekleşmemiş bir geleceğe inanacak kadar cesurdur.
Hayat herkese aynı fırsatları sunmaz. Yorulanlar olur, vazgeçenler olur, hatta hayallerini unutmak zorunda kalanlar… Ama ilginç olan şudur: İnsan hayallerinden tamamen vazgeçemez. Onlar bir köşede bekler; doğru zamanı, doğru cesareti ve yeniden inanmayı…
Belki de hayallerin en büyük gücü burada saklıdır. Gerçekleşip gerçekleşmemeleri değil, insanı yolda tutmalarıdır. Çünkü hayal kuran insan yürümeye devam eder. Umudu olan insan ise asla tamamen kaybolmaz.
Ve günün sonunda insan şunu fark eder: Hayaller yalnızca ulaşılacak bir yer değildir; insanı insan yapan yolculuğun kendisidir.
Volkan BÜYÜKKASİM
